• YARIM ALTIN
    1.458,00
    % -0,40
  • AMERIKAN DOLARI
    8,1550
    % 0,27
  • € EURO
    9,7089
    % -0,14
  • £ POUND
    11,2284
    % 0,02
  • ¥ YUAN
    1,2454
    % 0,29
  • РУБ RUBLE
    0,1056
    % -0,32
  • BITCOIN/TL
    491840,374
    % 3,56
  • BIST 100
    1.393,24
    % -1,65

Ela Gelin

Ela Gelin

ELA GELİN

Güneşin alası çok, her evin çilesi çok,

Analar çeker yükü, kimsenin bilesi yok.

Gelin çiçek derelim, yollarına serelim,

Sevgi dolu türkülerle, annemize verelim.

Finansagi.com Küçükken okulda öğrenmiştim bu şarkıyı ama anlamam zaman aldı… Sınıfta koro başkanı bendim o yüzden söylediğim her marş, okuduğum her şarkı aklımda…

Benim ikinci kez anne olma serüvenim salgının ülkemizde baş göstermesi ile başladı. İkinci kez doktor kontrolüne gittiğimde ben de, doktorum da maskeliydik. Ailemi ve arkadaşlarımı görmüyordum artık. Eşim evden çalışıyordu, ben ise okullar tatil olduğu için öğrencilerime internet üzerinden yardımcı oluyordum. Ailelerimizden ayrı kalmaya “Anneler Günü” ne kadar dayanabildik. Aylar sonra ailelerimize beşer dakika olsa da uğradık… Yaz geldiğinde kısıtlamalar da biraz azalmıştı. Kızımız olacaktı. Annemle doğum hazırlıklarına başlamıştık. Tüller, kurdeleler her yer pembeye dönmüştü. Babam bize bakarak güldü, “Ne o kızım gelin mi çıkaracaksın?” dedi. Bana takılıyordu… Oğluma da yaptım baba, dedim. “Ele mi?” dedi. Üzerinden yedi yıl geçmişti, normaldi hatırlamaması.

Yazın sonuna geldiğimizde babamlarla aynı apartmanda oturan amcamların testinin negatif olduğunu öğrendik. Hamileliğimim de sonlarına yaklaşıyordum. Tedbir amaçlı annemlere gitmemeye karar verdim. Böylece baharda olduğu gibi görüntülü konuşmalarımız yeniden başladı. Ela Gelin’ den konuşmaya başladık.

Kış hazırlıkları için acı biber almıştım. O biberlerin yüreğimi dağlayacağını nereden bilebilirdim… Anneme fazla aldım, size de vereyim dedim. Babama söylemiş. Hemen geldi. Normalde çok önemsemez böyle şeyleri ama işte o gün geleceği tuttu. Asansöre koymamı söyledi ama ben babamı görmek istedim. İyi ki gitmişim. Ev hali ile inmiştim. Gözlerimin içine baktı şefkatle, gülümsedi…”Yukarı çık” dedim, kabul etmedi. Oğlumu sordu. Arabasını yeni yaptırmıştı, torununa söz vermişti, gezdirecekti onu. Çocuklar gibi şendi. Aksine oğlum da evde değil, babası ile beraberdi. Çok üzüldü biraz oyalandı ama nafile. Çaresiz gitti. O apartmandan çıkarken kalbim de onunla gitti… İçimden bir şeyler koptu. Tarifsiz bir hüzünle eve geldim. Ela Gelin de hissediyordu.

Örnek Covid-19 Virüsü

Örnek Covid-19 Virüsü-Ela Gelin

HASTAHANEDE DOĞUM ve ÖLÜM

Annemle görüntülü konuşurken babam her zaman onun arkasındaki koltukta olurdu. Telefonla hal hatır sordum. Annem, kamerayı babama çevirdi. Baban da hasta, üşütmüş galiba halsiz dedi. Ne hastalığı, rengi sapsarı… Test yaptırın “Bu zamanın üşütmesi mi olur?” dedim. Yaptırdılar, sonuç iki kez negatif… Sonraki gece kötü olmuş, hemen hastaneye gitmişler ve tedavisi başlamış. İlaçlarını kullandı, bu süreçte annemin de testi pozitif çıktı. Ben ise annemle babamı rahatsız etmek istemediğim için kardeşlerimi arıyordum… Onlar da anne babalarına yemek yapıyor, doğal tedavi yollarını deniyor kısacası evlatlık yapıyorlardı. Benim de elimden sadece yemek yapıp apartmanın kapısına bırakmak geliyordu. Sonra arkama bakmadan kaçıyor, yukarı çıkmıyordum.

Oğlum birinci sınıfa başlamıştı. Babamın ise ilaçları bitmiş, odasından çıkmıştı. Telefonda görüntülü arayarak torununu görmek istedi. İyi gördüm babamı, seviniyordum. “Nasılsın baba?” dedim. Ne iyiyim ne kötüyüm, dedi. Annem ondan daha kötü görünüyordu. İki gün sonra eşim eve geldi… Yüzü bembeyaz… Babayı hastaneye kaldırmışlar dedi… Solunum desteği alıyor dedi, önemli bir şey yok… İnanamadım… Nasıl olur? .Daha iki gün önce konuştum. Akrabalarım beni arıyor ama çok moralsiz konuşuyorlardı. Ağzımı arayanlar, sorular soranlar… Meğer babam hastaneye gider gitmez “entübe” olarak tedaviye alınmış. Babamdan iki gün sonra annemi de hastaneye kaldırdılar. Kız kardeşim yanındaydı.

Ev birden boşalmış, erkek kardeşim ise yalnız kalmıştı. Hastane yetkilileri her sabah kardeşimi arayıp bilgi veriyordu. Ben de onu arıyordum. O sabah da öyle oldu. Kardeşim abla kapat hastaneden arıyorlar, dedi. Kapattım. Beş dakika sonra bir daha aradım, bir daha, bir daha… Kalbim kuş gibi çırpınıyordu. Açmadı telefonu. Nasıl açacaktı?  Karnı burnunda ablasına nasıl diyecekti “yetim kaldık” abla diye… Eşime ara dedim, ara kötü bir şey oldu… Aradı. Başın sağ olsun kardeş, dedi. Söz bitti, cümleler yolun sonuna geldi, hayat durdu. Meğer bize geldiğinde babamı son görüşümmüş, meğer babam sultanının (babam bana hep öyle derdi) gözlerine son kez bakmış, Ela Gelin’ ede…

Çaresizlik

Ela Gelin

Babam ölmüş, annem hastanede yaşam savaşı veriyordu. Oğluma sarıldım, ağlıyordum, o da ağlıyordu. Yaşından beklenmeyen olgunlukla o cümleyi kurdu :”Üzülme anne, anneannem var.” Anneme nasıl söyleyecektik? Şeker hastasıydı. Kız kardeşim önce annemin telefonunu kapattı ki kimseden haber almasın, sonra kendini topladı ve söyledi. Annem telefon açtı, haberi almıştı. Ben size nasıl babalık yapacağım diyordu, nasıl?

Bir hafta sonra kızım doğdu. Nam-ı değer “Ela Gelin” Hastanede odasına geldiğimde kızımı sordum. Yoğun bakıma alınmış, “Yaş akciğer” adı verilen bir rahatsızlık tespit edilmişti. Birkaç saat içinde geçmesi beklenen bu durum kızımda öyle olmadı… O hastane odasında babamın acısını derinlerde bir yere saklamış, yavrumun yaşaması için dua ediyordum. Kızım güçlü bir bebekti atlattı… Ancak bir hafta sonra eve getirebildik kızımı…

Annemleri uzun bir süre daha göremedim tabi… Sonrasındaki ilk karşılaşma çok hüzünlüydü. “Ela gelin” gelmişti, babam yoktu…

Neşet usta diyor ya “Kadınlar insandır, biz insanoğlu…” Anne ve evlat olmanın en ağır imtihanlarını verdiğim salgın sürecinde, sevinç ile hüznü beraber yaşadım. Hayat ölümle yaşam arasında bir çizgiyse bir tarafında kızım, bir tarafında babam duruyor, ben ise araftaydım

Siz de denemelerinizi bizimle paylaşırsanız eğer Finansagi.com sitemizde bunları yayınlayabiliriz.

https://finansagi.com/ Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için bizi Twitter’da takip edin.