• YARIM ALTIN
    2.510,00
    % 0,08
  • AMERIKAN DOLARI
    13,8192
    % 0,91
  • € EURO
    15,6640
    % 0,65
  • £ POUND
    18,2874
    % 0,85
  • ¥ YUAN
    2,1692
    % 0,31
  • РУБ RUBLE
    0,1874
    % 0,87
  • BITCOIN/TL
    682581,133
    % 1,40
  • BIST 100
    2.040,06
    % 1,77

İşveren Avans Ödemek Zorunda mı?

İşveren Avans Ödemek Zorunda mı?

İşveren Avans Ödemek Zorunda mı , İşçi iş görme edimini yerine getirir, işveren de bu iş karşılığında işçiye ücret öder. İş ilişkisi, tarafların iş sözleşmesiyle karşılıklı olarak iş görme edimi ve ücret borcunun düzenlenmesiyle başlar. İşveren çalışanın iş karşılığı ücretini, genellikle işçi çalıştıktan sonra ay sonunda öder.  Peki çalışan, ay sonu gelmeden, yani ücret ödeme gününden önce işverenden ücretinin bir kısmını avans olarak talep edebilir mi? İşveren işçinin her avans talebini karşılamak zorunda mı?

Avans Nedir?

Avans, hak edilen ücretin bir kısmının sözleşilen günden daha önce ödenmesi anlamına geliyor. TDK avans kelimesini “öndelik” olarak belirtiyor.

İşçi işveren ilişkilerinde karşımıza 3 çeşit avans ödemesi çıkıyor.

  • Ücret Avansı
  • İş Avansı
  • Yıllık Ücretli İzin Avans Ödemesi

Ücret Avansı

Ücret avansı, işçinin ay sonunda hesabına yatacak olan net kazancından talep ediliyor. Yani, işçi ücret ödeme günü gelmeden, ücretinin bir kısmını ya da tamamını işverenden talep eder. Burada çalışanın talep ettiği kazanç ilgili ay içindeki kazancıyla doğru orantılı da olabilir, çalıştığı günlerin karşılığı olan tutardan fazla da olabilir. İşveren tutara bakmaksızın, çalışanın ücret avansı talebini kabul etmek zorunda değil. Çünkü işverenin ücreti ödeme yükümlülüğü, sözleşilen günü kapsıyor. 4857 sayılı İş Kanunu’nda bu konu ile ilgili net bir düzenleme bulunuyor.

Fakat, İş Kanunu’nda yer almayan konularda, boşlukları dolduran Borçlar Kanunu‘nda, ücret avansı ile ilgili bir hükme yer verilmiyor. Bu hükme göre;

6098 Sayılı Borçlar Kanunu

2. Ücretin ödenmesi / a. Ödeme süresi

MADDE 406-.. İşveren, işçiye zorunlu ihtiyacının ortaya çıkması hâlinde ve hakkaniyet gereği ödeyebilecek durumda ise, hizmetiyle orantılı olarak avans vermekle yükümlüdür.”

Buradan yola çıkarak, işverenin çalışana ücret ödeme yükümlülüğünün ancak işçinin zorunlu bir ihtiyacının doğduğu durumlar için geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda işverenin de talep edilen avansı ödemek için finansal açıdan uygun olması da gözetilmiştir. Bu koşulların oluşması durumunda, işveren işçinin avans talebini hizmetle orantılı olarak karşılamakla yükümlü.

İşveren işçiye ay içinde avans ödemesi yaptığında, ödediği bu tutarı ücret ödeme gününde ilgili ay net kazancından mahsup eder. Yani işçi, ay sonunda hesabına yatacak olan net tutarın bir kısmını “avans” olarak önden almış olur. Bu sadece işçinin çıplak ücreti olmayabilir. İlgili ay sonunda işçiye ödenecek olan prim ikramiye gibi ödemelerden de avans talebi de olabilir. Yine işverenin inisiyatifi doğrultusunda işçinin avans talebi değerlendirilebilir.

İş Avansı

İşçiye, bir işi yaparken kullanması amacıyla önden verilen, iş tamamlandığı zaman yapılan harcamalara göre kullanılmayan kısmı işverene iade edilen tutarlara iş avansı denir. İş hayatında sıkça kullanılan bir uygulama olarak karşımıza çıkıyor. Yine İş Kanunu’nda değil, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nda karşımıza çıkıyor.

“3. Giderlerin ödenmesi

MADDE 416- İşçinin yapmış olduğu giderlerden doğan alacağı, daha kısa bir süre kararlaştırılmamışsa veya yerel âdet yoksa, her defasında ücretle birlikte ödenir.

İşçi, sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirmek için düzenli olarak masraf yapıyorsa, kendisine en az ayda bir olmak üzere belirli aralıklarla uygun bir avans verilir.”

Borçlar Kanunu bu maddesi ile işçinin kazancını korumak için, düzenli olarak masraf yapılması gereken işlerde, işçiye önden ödeme yapılması gerektiğine hükmediyor. İşçinin yüklü miktardaki her ödemeyi sürekli cebinden gerçekleştirmesinin önüne geçen bu düzenleme, işverene ayda bir düzenli aralıklarla “iş avansı” ödeme yükümlülüğü getiriyor.

İzin Avansı

İş Kanunu’nda düzenlenmiş tek avans, “yıllık ücretli izin avansı” uygulamasıdır. İşçinin ücretli izne ayrıldığında kullanabilmesi için, izin günlerine ait ücreti peşin olarak ödeniyor. Ödenen bu avans, ay sonunda ödenecek olan ücretinden mahsup ediliyor.

Hem 4857 sayılı İş Kanunu’nun 57. maddesinde, hem de 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 425 maddesinde; yıllık ücretli izin avansı ile ilgili aynı hüküm bulunuyor.

“İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.”

İşverenin koşulsuz olarak vermekle yükümlü olduğu avans, izin avansıdır. Pratikte iş yerleri tarafından uygulanmadığı görülse de, her işçiye ayrım yapmaksızın yıllık izne ayrılırken izin günlerinin ücreti avans olarak ödenmesi gerekiyor.

Avans Verilmemesi Nedeniyle İşçi Haklı Nedenle İş Akdini Feshedebilir mi?           

İşçinin, avans talebi işveren tarafından “geçerli neden gösterilmeden” karşılanmadığı için iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı bulunmuyor. Nitekim bu konu, 26 Haziran 2020 tarihli Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı ile de sabitlenmişti.

Avans talebinin karşılanmaması nedeniyle haklı fesih yapma hakkı kanundaki “işçinin haklı nedenle feshi” düzenlemelerinde yer almıyor. Yani işçinin bu sebeple derhal fesih hakkı yok. Kararda ayrıca, iş sözleşmesinde avans ödeme zorunluluğu gibi bir hüküm olmadığı için, işverenin işçi her talep ettiğinde avans verme yükümlülüğü bulunmadığı konusuna da atfediliyor. (9. Hukuk Dairesi 2020/6511 K.)

https://finansagi.com/ Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için bizi Twitter’da takip edin.